21 Eylül 2007 Cuma

A long time ago, in a galaxy far far away...



99 yılıydı iyi hatırlıyorum...Fakülteden bir arkadaşımın gazıyla ilk kez sinemada izleme fırsatı buldum Star Wars'ı...Episode I : The Phantom Menace a gittik Rexx sinemasında...Hiç bir şey ifade etmedi benim için...Az çok medhini duymuştum ve bildiğim tek karakter siyah maskeli garip bi adamdı...Arkadaşım da beğenmemişti filmi şaşırmıştım...Kendisi "sıkı" bir takipçiydi...Derken yıllar geçti...2002 senesinde Number 1 tv de filmin müzik vidosu oynamaya başladı...Orda bir sahne vardı...Sanırım bu filme sarmamın nedeni o andı filmdeki...Bir genç adam bir ceset taşıyordu elinde ve kameraya doğru öyle bir bakış fırlattı ki...Ben her Number 1 açışımda bu anı bekler buldum kendimi...Müzik de inanılmazdı...Arkadaşıma sordum ne iş diye, o da bana o Darth Vader dedi...Ben o herifi maskeli bir robot sanıyordum, sonra bana onun başına gelenleri bilmiyorsun tabi o çocuk sonra ne hallere geldi dedi...Ben çoktan tav olmuştum konsepte...İyi neden kötüye döner...Bu büyük bi 7. sanat klişesidir ama burda farklı geldi bana bişeyler...Ben de başladım izlemeye...Bir bilenle izlemek ne kadar büyük bir şanstı benim için, şimdi anlıyorum...Derken staj aylarında arkadaşımlal öncelikle 1977 deki ilk filme başladı benim de büyük yolculuğum...Etkilendim, şaşırdım, kayboldum, kendimi buldum...2003 te artık 5 filmi birden izleyip hatmetmiştim...2005 te zincirin eksik halkası gelicek dediler ve ben hayatımda ilk kez bir filmi 2 sene bekledim...Ve o gün gelip çatmıştı...O an çok önemliydi çünkü o film o çocuğun nasıl o hale geldiğini açıklayacaktı...Yükü büyüktü çünkü benimkinden ziyade bu filmi 28 yıldır bekleyen milyonlar vardı gezegende:)...Tam o sıralar da elimi kırmıştım ve bandajlıydı..Tıpkı sağ eli kesilen Anakin gibi...17 Mayıs 2005 te Profilo'da ön gösterimde çözüldü her şey...Bir Sci-Fi filminde ağladım ben ve kendime bile inanamadım...o gün bir seansa daha gittim...


Tamamdı, hiçbir film beni bundan daha fazla "etkileyemeyecekti"...Okuyanlar şimdi beni anlamıyolar...Diyolar ki vurdulu kırdılı bir uzay filminde ne buluyosun...Cevabım mı...?:)


Bir bilenle izleyin...Çok şey bulacaksınız...:)


May the force be with you...!

12 Eylül 2007 Çarşamba

Doğumgünü 2007






Herkese tekrar merhaba,







Deniz'in hatırlatmasıyla bir süredir ihmal ettiğim blog yazılarıma, son yazmamdan beri başımdan geçen güzel olayları anlatarak devam etmek istiyorum. İlgilenen ve takip eden herkese şimdiden teşekkürler :D


Öncelikle en bomba olay aylardır hayalini kurduğum ve çok yapmak istediğim tekneturu temalı d.günü partimdi, kazasız belasız hallettik o işi de...Gelenlere çok teşekkür ederim gerçekten çok eğlendik.Saat 19.30 dememe rağmen doğal olarak bir sürü kişi geç kaldı :) Özellikle Can, Burcu, Deniz üçlüsü saat 8 i çeyrek geçe gelerek bir rekora imza attılar :) Birbiriyle alakası olmayan bir sürü insan aynı teknedeydi o akşam ve ben bu heterojeniteden çok hoşlandım. Ne kadar kırman Balıkesir tayfam -ki buna kızlar da dahil- partinin çoğunu yalıları izliyip başka teknelere sataşarak geçirse de, çok seviyeli ve kaliteli bir parti oldu :P








Tekne de bize servis yaptıran amca Rus kızarkadaşını eğlendirmek için sigaralarımızdan otlanmasaydı daha iyi olacaktı ama...Gerçi tur sonunda benden gereken azarı işitti o konuda içim rahat yani:)





Genelde bira içildi ama başını Tunç ve Esra'nın çektiği şarapçı bi tayfa da mevcuttu...Korhan, Alper, Aykut baya sarhoş oldular, Deniz yine korudu alkole karşı olan sağlam duruşunu :)




Ercüment, Berçin, Aysun, Ergül ve Gökhan üşüyerek alt katta takılmayı tercih ettiler...


Can ve Deniz ,gitar ve darbuka çalarak mini bi jamming session yaptılar, şarkılar söyledik ve kısaca çok eğlendik.




Tekne turu bitiminde taksimde Aslı ile buluştuk ve core bir ekip sefahathane ye gittik...Oraya Gülin ve Çağlar da geldi, ne zamandır onları görmüyodum çok mutlu oldum...



Alkoller mideye inince uykular çöktü ve herkes evine döndü. Bir doğumgünü daha bitti, bir yaş daha bitti....Kah güldük, kah eğlendik bu yaşta :)











22 Ağustos 2007 Çarşamba

PİNHANİ


Bu bloga müzikten başka bişey yazamıycam ben sanırım...Ama öyle bir şey ki işte günün ne kadar güzel geçerse geçsin yürek dağlayan bi melodi tepetaklak ediyo insanı ya da tam tersi...Kötü giden bir günün ardından dinlendi bu şarkıda...İçim huzur doldu...Tam 7 kere başa dönüp dinledim...Obsesifim sanırım, bi de müzik manyağı...

Bu gençleri ben isimleri duyulmadan bir yüxexes programında keşfetmiştim...Sonra da baya sıkı takipçisi oldum..Umarım yakalarsam bir gün canlı da izliycem...


Önce grupla ilgili kısa bir bilgi...Daha sonra harika şarkının harika sözleri...


Sinan Kaynakçı Grubun Vokalist ve Ritm Gitaristi
25 aralık 1979'da istanbul'da doğdu.Çocukluğu Florya ve Bakırköy'de geçti.Çağaloğlu Anadolu Lisesi'nden 1998 yılında mezun oldu.Müziğe bu okulda başladı. 1995 yılında yan flüt ve gitar çalmayı öğrendi. 1996 yılından itibaren aralıklarla stüdyo hiphop'ta bateri dersleri aldı. 2001-2003 yılları arasında "Van Basten" grubuyla Beyoğlu barlarında canlı müzik yaptı.Bu dönemde kendi parçalarını yazmaya başladı.Farklı hedefleri nedeniyle gruptan ayrılmak zorunda kaldı.2004 yılı sonunda Zeynep'le kaydettikleri demoyu akın eldes'e dinletti ve albüm kaydı başladı.


Zeynep Eylül Üçer Grubun Bas Gitarist ve Vokalisti
16 eylül 1985'te İstanbul'da doğdu.Çocukluğu Teşvikiye'de geçti.1991-1997 yılları arasında Trt İstanbul çocuk korosunda şarkı söyledi.Orta okula İstanbul'da başladı.1 yıl sonra ailesiyle Antalya'ya yerleşti.Antalya Koleji'nde okudu ve okulu adına 2.ligde uzun süre basketbol oynadı.Sinan'ın ona hediye ettiği bas gitarla aktif müzik yaşantısı başladı.Müzik öğretmeni olan annesinden solfej ve armoni dersleri aldı. 2004'te demo kaydı için İstanbul'a geldi.2005'te albüm kaydının başlamasıyla yeniden İstanbul'a yerleşti.


Hami Ünlü Davul
12 mayıs 1985 de İstanbul da doğdu. Orta okul ve liseyi Notre Dame de Sion’da okuduktan sonra 2004 senesinde Galatasaray Üniversitesi İktisat Böümünü kazandı. Şu sıralar üniversiteye devam etmektedir. Müzik hayatı 2000 senesinde kayıt olduğu Drum Club'ta başladı. Ders aldığı Drum Club hocaları arasında Hakan Açıkalın, Bülent Akbay, Alişan Topaloğlu ve Berke Özgümüş yer almaktadır. Ortaokul ve lise yıllarında amatör anlamda cazla ve davulla iç içe yaşadı. Üniversitede Paris Konservatuarı Caz bölümünde hoca olan Phillipe Poussard eşliğinde caz atölyelerine katıldı. 2006 mayıs ayında Pinhani grubuna dahil oldu. Ayrıca zaman zaman Akın Eldes Trio konserlerinde de çalmaktadır.



HAFTANIN SONU


cuma günleri valiz hazirlamak gibi
cuma günleri seninle ilkbahar gibi
ellerini alip dokunmamak gibi
gözlerini görüp de bakmamak gibi
hiçbir cumartesi günüm bi türlü yetmedi
asla cumartesi gece sabahla bitmedi
ben seninim , gece benim sabah benim
sen beni hiç düsünme , ben hep böyleyim
haftanin sonu bi nakarat gibi
haftanin sonu , hep ayni sözleri
pazar günleri pazartesi alir beni
pazar günleri elimdeki balik gibi
gözlerini görürken aglamak gibi
kiymetini giderken anlamak gibi
haftanin sonu bi nakarat gibi
haftanin sonu , hep ayni sözleri
haftanin sonu bi nakarat gibi
haftanin sonu ,hep ayni günleri

16 Ağustos 2007 Perşembe

Söz yazmak da sanattır...


Ben bu aralar Gripin'e fena sardım...featuring insanı olduğumdan mıdır, kadın erkek ilişkileri ve terketmek/edilmek adına harika sözlere sahip olmasından mı bilmiyorum sabah akşam dinliyorum...paylaşayım istedim...Buyrunn...!:)


ZOR GELİYOR


Terk edip gitmek kolay

alışkanlık kalır sadece geriye

ve bir tek o koyar
zor geliyor

bitirmek başlamaktan

barışmak savaşmaktan
zor geliyor

kabullenmek aldanmaktan

ağır geliyor
terk edip gitmek kolay

alışkanlık kalır sadece geriye

ve bir tek o koyar
yeniden sevmek kolay

başından başlamak gerekir her şeye

ve bir tek o yorar
ne senle ne de sensiz

zor geliyor

sevişmek uyumaktan

unutmak kin tutmaktan
zor geliyor

bildiklerim yalanlardan

ağır geliyor
terk edip gitmek kolay

alışkanlık kalır sadece geriye

ve bir tek o koyar
yeniden sevmek kolay

başından başlamak gerekir her şeye

ve bir tek o yorar
ne senle ne de sensiz
olmuyor..

14 Ağustos 2007 Salı

Baba Mesleği



Rock alternatiftir, rock protesttir, rock isyandır, rock haykırıştır...


Memleketimde son yıllarda yükselişte olan bu müzik daha çok grupla daha çok adam/kadınla birçok kişinin sesi olmaya devam edecek gibi...İşte güzel bir örneği, Gripin & Ferman'dan :




istersen kaç uzaklara


kancıkonca çocuğun eli yakanda senin artıkbi gözleri kaldı masum bakan


boyalı ayakkabılarınla basma toprağıma lan
sustukça sıra sana gelecek bilesin
yeterince ıslandı bu toprak sel aldıkanla karışık yağmur bastırdı can aldı
durdukça hiçbir şey değişmez bilesin sustukça sıra sana da gelir bilesin
kanla karışık yağmurlarla üstümüze özgürlük yağıyor gökyüzünden


ölmeyi öğrendim ben daha yürümeyi öğrenmeden mermiler düşerken


biri var uzakta tetiği çekenkatil doğmuş baba mesleği
istersen donat ordunu kancık onca yetimin ahı peşinde senin artıkinsanmış haklarıymış yalan dolan boyalı ayakkabılarınla basma toprağıma lan
sustukça sıra sana da gelir bilesin
günü gelir unutulur ne basra kalır ne beyrut ama tarih hatırlayacak kim masum kim puşt
durdukça hiçbir şey değişmez bilesin sustukça sıra sana da gelir bilesin
kanla karışık yağmurlarla üstümüze özgürlük yağıyor gökyüzünden ölmeyi öğrendim ben daha yürümeyi öğrenmeden mermiler düşerken biri var uzakta tetiği çekenkatil doğmuş baba mesleği
demokrasi ambargo körfez kaos insani yardım ilk ortadoğu projesi insan hakları medeniyetler çatışmasıguernicabunu siz mi yaptınız hayır siz yaptınız yeni dünya düzeni
kanla karışık yağmurlarla üstümüze özgürlük yağıyor gökyüzünden ölmeyi öğrendim ben daha yürümeyi öğrenmeden mermiler düşerken biri var uzakta tetiği çekenkatil doğmuş baba mesleği
boyalı ayakkabılarınla basma toprağıma lan

7 Ağustos 2007 Salı

Privatesözlük Yazılarım Vol-2

17 Nisan 2005 Fenerbahçe-Beşiktaş Maçı


The Celebration Of The Lizard King / 19.04.2005 09:38:07 / # 984422
beşiktaş'ın fenerbahçe'ye karşı son yıllarda gösterdiği bariz üstünlüğü perçinleyen son yılların en başarılı derbisi. 7 gol olmuştur çoğunu atan kazanmıştır
*, beşiktaş'ım devleşmiştir, tekrar moda olmuştur.


Darth Vader Başlığı


The Celebration Of The Lizard King / 29.04.2005 10:32:23 / # 1001760
star wars episode 3 revenge of the sith vizyona girmeden george lucas ın hayranlara kendilerini darth vader gibi hissetmeleri için piyasaya sürdüğü elektronik kask. bunu taktığınızda içindeki ses dönüştürücü sayesinde sesinin james earl jones gibi çıkıyo. oyuncakçılarda kolayca bulbileceğiniz bu ürün 80 ytl civarı. star wars manyaklarına duyrulur.


Star Wars Sevmeyen İnsan


The Celebration Of The Lizard King / 13.05.2005 09:06:35 / # 1023995
(
°bkz: yok artik lebron james)


Oswaldo Nartallo


The Celebration Of The Lizard King / 12.05.2005 13:36:02 / # 1022779
milan'a kulağı ile attığı golü, beşiktaş'a transferi açıklandığı gün defalarca show haberde gösterilmiş, beşiktaş tarihinin en enteresan forveti.


Tepti mi Ölmez


The Celebration Of The Lizard King / 25.07.2004 14:44:00 / # 774618
aşırı sessiz ve kendi halindeki insana takılan lakaplardan biri. şiveli sölendiğinde deptimiölmez halini alır.

Çay Bardağı ile Bira İçmek

The Celebration Of The Lizard King / 27.09.2005 10:56:23 / # 1256820
kartla oynanan ve birbirine shot sokmaya çalıştığın oyunlarda eğer para bitmişse ve birayla oynamak gerekmişse evde işe yarayacak en elzem şeydir. takdir edilmelidir ki her evde shot bardağı olmaz ama çay bardağı mutlaka bulunur.

Casino Royale

The Celebration Of The Lizard King / 21.11.2006 15:43:34 / # 2214451
gerçekçi ve sert duruşuyla izlediğim en güzel ve başarılı james bond filmi. eva green ve aston martin db9 da kayda değer.







6 Ağustos 2007 Pazartesi

Privatesözlük Yazılarım Vol-1

Gözde'den kopya çekiyorum...2004 ten beri yazarı olduğum sözlükten bir kaç alıntı yapayım ben de:))

Anne yemeği:


The Celebration Of The Lizard King / 03.06.2004 15:08:00 / # 702954
bir insanın ne olursa olsun vazgeçemeyeceği ver her daim ondan uzak kaldığında özleyeceği muhteşem ötesi yemek. anne yemeğinin doğumdan beri müdavimi olan kişi hiçbir zaman yerine başka bişey koyamaz. hele
öğrenci ise ve başka bir şehirde okuyorsa, hele hele erkekse anne yemeği cenneti çağrıştırır.


Filmlerde Kötü Adamı Tutmak


The Celebration Of The Lizard King / 01.06.2004 23:50:00 / # 699740
filmden filme değişmesine rağmen hayat sevincini bir nebze kaybetmiş insanın mutlak iyiliğe kıl olmasından dolayı kötü karakteri kendine yakın hissetmesi, onun peşinden gitmesidir. en güzel örneği
anakin skywalker ya da darth vader dır.


X sensin Y sana girsin


The Celebration Of The Lizard King / 01.06.2004 17:09:00 / # 699154
sorunsal yukarda verilen tanımlamaya göre en uygun ve güzel örnektir.

x:sorun
y: sal

Apartman balkonunda mangal yakmak


The Celebration Of The Lizard King / 01.06.2004 16:47:00 / # 699112
komşuları
duman ve kokuyla rahatsız etmek gibi sonuçları olabilecek fakat müstakil bir eviniz ya da terasınız yoksa ve de yaz değilse mangal keyfinden uzak kalmamak için yapılabilecek en mantıklı harekettir. kavın tek seferlik mangalları bu hadise için birebirdir.

Yemek yapamayan kızlar


The Celebration Of The Lizard King / 31.05.2004 12:20:00 / # 697176
eğer evli değillerse ya da sevgilileri yoksa nasıl doydukları çok da başkalarının umrunda olmayan, fakat sevgililerine ya da eşlerine yemek yapmak gibi bir huyları olmadığında sıkıntı yaratması muhtemel insanlar. erkeğin kalbine giden başka bir yol yoktur maalesef. her gece dışarda yiyen, yemeksepeti.com u kullanan ya da kendi yemek yapan erkek karısına ya da sevgilisine pek sefkatli davranmayacaktır.


Hatunun içebileni makbuldur


The Celebration Of The Lizard King / 13.05.2004 09:06:00 / # 657723
alkol mevzuunda yan çizmeyen, her türlü içkiyi denemiş ve içebilen, gerektiğinde beyaz peynir ve arkadaşlarıyla rakı sofrasında, gerektiğinde sahil kenarında patates yanında bira keyfi yapabildiğin, peynirle şarap içebildiğin, bizbaz oynarken tekila indirebildiğin hatuna övgü düzen vecize.

Mehmet Kocabaş


The Celebration Of The Lizard King / 21.06.2006 11:39:47 / # 1845490
altı şapka düşünce tekniği 'ni türkiye'ye getiren,
odtü mezunu, sabancı holding ve tetrapak gibi şirketlerde önemli pozisyonlarda uzun yıllar çalışmış, daha sonra kafayı kırıp "başlarım böyle hayatın içine!!" diyerek kendini eğitime vermiş, insan yönetimi, düşünce teknikleri gibi konularda uzman, ve eğitimlerinde sergilediği muhteşem performans ile insanı gülmekten yerlere yatıran, tekne manyağı, aşırı rahat, bitirim ağızlı, bakımlı ve karizmatik süper insan. evli ve 2 çocuk babası olup izmir'de ikamet etmektedir. rakı içmeyi sever, pek bir keyif adamıdır...herkes eğitiminden nasiplensin ister deli gönül...